Verimli Bir Yaz

Beylikdüzü Eğitim ve Öğrenci Koçluğu

Yıl boyunca okul, ödevler, sınavlar ve sorumluluklar derken pek çok öğrenci yaz tatilini dört gözle bekler. Tatil, yalnızca bir mola değil; aynı zamanda bir fırsattır. Ancak bu fırsatı nasıl değerlendireceğimiz, yeni döneme nasıl başlayacağımızı da büyük ölçüde belirler. Verimli bir yaz geçirmek, yalnızca akademik başarıyı korumak değil; aynı zamanda fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan gelişmek için de bir olanaktır.

Yıllardır öğrenci koçluğu yaparken fark ettiğim bir gerçek var: Tatiller, çocukların yalnızca dinlenmek değil; aynı zamanda kendilerini tanımak, yeni beceriler edinmek ve iç motivasyonlarını güçlendirmek için de eşsiz zamanlardır. Bu nedenle her yaz, öğrencinin hayatında küçük ama etkili bir dönüm noktası olabilir.

Kendini Keşfetmenin Zamanı

Yaz ayları, çocuğun akademik etiketlerinden sıyrılıp “ben kimim?”, “nelerden hoşlanıyorum?” gibi sorulara daha özgürce yanıt arayabileceği zamanlardır. Resim, müzik, yaratıcı yazarlık, doğa gezileri, gönüllü çalışmalar, kodlama, gastronomi ya da spor gibi alanlara yönelmek, öğrencinin ilgi alanlarını keşfetmesine yardımcı olur. Unutmayalım, başarı yalnızca sınav başarısı değildir. Hayatta neye tutkuyla bağlandığımız, gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarır.

Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi, “akış” (flow) kavramını geliştirirken şöyle demiştir:
“İnsan, gerçek mutluluğu ve üretkenliği, tam anlamıyla kendini kaptırabildiği bir uğraşta bulur.”
Yaz tatili, bu “akış” deneyimini yaşayabileceğimiz özel bir dönemdir. Yani bir çocuk saatlerce sıkılmadan satranç oynuyorsa ya da bisiklet sürerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsa, o çocuğun ruhsal gelişimi için çok değerli bir süreç başlamıştır demektir.

Hedef Sahibi Öğrenciler İçin Dengeli Plan

Ancak hedefi olan, yıl içinde belirli sınavlara hazırlanan öğrenciler için yaz tatili, tamamen derslerden kopmak anlamına gelmemelidir. Tatil, zihinsel yorgunluğu atmak için bir mola olsa da hedef sahibi bir öğrenci için aynı zamanda istikrarı sürdürmenin de adıdır.

Bu noktada “denge” kelimesi kilit rol oynar. Her gün saatlerce test çözmek yerine, belirli günlerde kısa ama verimli çalışma seansları planlamak; konuların üzerinden geçmek, eksikleri görmek ve geleceğe yönelik strateji geliştirmek öğrenciyi hem rahatlatır hem de yeni döneme hazırlıklı hale getirir. Eğitim Bilimci Prof. Dr. Ziya Selçuk’un şu sözü bu dengeyi çok iyi anlatır:
“Tatilde çalışmak, her gün masa başına oturmak değildir. Ama aklı masadan hiç uzak tutmamaktır.”

Ayrıca yapılan araştırmalar, uzun süreli akademik boşlukların “öğrenme kaybı”na neden olduğunu gösteriyor. 2020 yılında American Educational Research Journal’da yayımlanan bir makalede, yaz tatilinde dersle tamamen bağını koparan öğrencilerin, özellikle matematik ve okuma becerilerinde gerileme yaşadığı vurgulanıyor (Kuhfeld & Tarasawa, 2020). Bu nedenle özellikle temel derslerde basit tekrarlar, okuma alışkanlığını sürdürmek, zihinsel tazeliği korumada oldukça etkili olabilir.

Spor ve Eğlencenin İyileştirici Gücü

Yazın en güzel tarafı belki de güneşin ve doğanın bize sunduğu motivasyondur. Açık havada yapılan sporlar yalnızca fiziksel sağlığı desteklemekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel rahatlama sağlar. Bir çocuğun arkadaşlarıyla oyun oynaması, birlikte kamp yapması, denize girmesi ya da sadece bir ağacın altında kitap okuması; ekran karşısında geçirilen zamanlardan çok daha iyileştirici olabilir.

Bu süreçte ailelere de büyük rol düşüyor. Çocuğun yazını planlarken, onun hem dinlenmesine hem üretkenliğine alan açmak gerekiyor. Önemli olan çocuğun “ne yaptığı” kadar, “neden yaptığı”dır. Kendi motivasyonuyla, içinden gelerek yaptığı her etkinlik, onun kişiliğini ve hayata bakışını şekillendirir.

Verimli bir yaz, her çocuk için farklı biçimde tanımlanabilir. Kimi çocuk için yeni bir spor dalını öğrenmektir, kimi içinse eksiklerini kapatmak. Ama her durumda önemli olan, yaz boyunca zihni ve ruhu besleyebilmektir.

Eğer çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlamak istiyorsak; yazı onların meraklarını keşfettiği, yeni beceriler kazandığı, ama hedeflerinden de uzaklaşmadığı bir dönem haline getirmeliyiz.

Gelin, bu yazı birlikte yeniden tanımlayalım: Ne tam bir mola, ne tam bir kamp… Ama çocuğun hem ruhuna hem zihnine iyi gelen verimli bir yaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir